Süt Sığırcılığında Yemlik Yönetimi Ve Karlılık

Süt Sığırcılığında Yemlik Yönetimi Ve Karlılık

Serap Göncü                          Murat Görgülü

sgoncu@cu.edu.tr

Bu çalışma, Tarım Türk Hayvancılık, Dergisi’ nde (Ocak Şubat 2017 sayı:63 yıl:12, sf. 53-60) yayınlanmıştır.

Giriş

Hayvansal üretimde verimlilik ve etkenliğin iyileştirilmesi bu kayıpların azaltılabilmesine bağlıdır. İşte bu noktada da hayvancılıkta yemleme ve yemlik yönetimi konuları öne çıkmaktadır. Başarılı bir yemlik yönetimi ile hedef verim düzeyi için gerekli besin maddelerini içeren rasyonları, yeter miktar ve özellikte alabilmesi amaçlanır.

Resim 1. Dengesiz yem dağılımı

Bu çalışmada, öncelikle sığırın yem tüketim miktarı, gereksinmeleri, rasyon hazırlanması ve sürünün besleme durumunun takdiri için kullanılan tekniklerin bir arada değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereksinmelerin hesabı

Günde 20-30 kg süt veren sağmal bir ineğin süt verimi ile birlikte vücutlarından önemli miktarda besin maddesinin günlük olarak dışarı atıldığını hatırdan çıkarmamak gerekir. Zira 35 g yağ/kg, 32 g protein/kg ve 40 g laktoz/kg ve 7.5 g mineral/kg içeren ve 30 kg/gün süt veren bir inek günlük olarak 1050 g yağ, 960 g protein, 1200 g laktoz (süt şekeri) ve 225 g minerali her gün vücudundan dışarı atmaktadır. Yaşama payı için gereksinim duyulan besin maddelerine ek olarak süt ile dışarı atılan besin maddelerinin de hayvanlara sağlanması gerekir. Süt sığırlarının gereksinmeleri laktasyon dönemine ve fizyolojik özelliklerine göre değişkenlik gösterir.

  1. Dönem (0-70 gün; laktasyon başı)
  2. Dönem (70-140 gün, laktasyon ortası)
  3. Dönem (140-305 gün, laktasyon sonu)
  4. Dönem (Kuru dönem)
  5. Dönem (Geçiş Dönemi)

Resim 2. Eski yem üstüne yeni yem eklenmesi

Ayrıca ineklerin süt verimleri, sütün yağ ve protein içeriği de sağıldıkları gün sayısı uzadıkça değişir. Günlük değişimleri izlemek mümkün olmasa bile büyük değişikliklerin olduğu dönemlerin dikkate alınarak besleme ve sürü idaresi yapmak gerekir. Bunu yaparken en önemli araçlardan birisi sürüdeki hayvanların laktasyon dönemi ve fizyolojik durumuna göre gruplanmasıdır.

Gruplama

Entansif süt sığırcılığı işletmeleri kendi yapılarını dikkate alarak hayvanlarını belirli gruplara ayırarak çalışmak zorundadır. Hangi yemleme sistemi uygulanırsa uygulansın gruplama süt sığırlarının etkin beslenmesi, üremenin ve sürünün etkin yönetimi açısından önem taşır. Bir örnek gruplara sahip olmak hayvanların gereksinmelerinin sağlıklı belirlenmesini ve sağlıklı yemlenmesine olanak sağlar. Öncelikle işletmelerin inekleri gruplamaya yeterli alt yapısının olması gerekir. Burada da ilk işletme kuruluş aşamasında yapılan yerleşim planı kısıtlayıcı faktördür (Coppock, 1977; Grant ve Albright 2001). İşletme kuruluşunda yapılmış olan işletme planında bu grupların oluşacağı dikkate alınmamışsa ek önlemlere ve ilave yatırıma gerek olacaktır.

Şekil 1. Süt sığırcılığı işletmesinde bulunması gereken başlıca gruplar

 

Bazı işletmeler için sağım yeri kapasitesi, ahırdaki mevcut bölmeler ve geçit yeri ile hayvan hareketleri gruplama yönetimine müsaade etmeyebilir. Büyük işletmelerde yeni doğum yapmış olanlar, erken laktasyon (yüksek verim), orta laktasyon (orta verim), laktasyon sonu (düşük verimli), kuru dönem (erken kuru, geç kuru) şeklinde gruplanabilir. Ancak süt sığırı işletmelerinin genelinde laktasyondaki hayvanlar aşağıdaki verilen gruplama pratik bir yaklaşım olarak düşünülebilir.

  1. Yeni doğuranlar ve 30 kg üzeri süt verenler
  2. 20-30 arası
  3. 20 kg a kadar

100-200 baş sağmalı bulunan işletmelerde alt yapı ve koşullar uygun değil ise sağmal hayvanlar yüksek verimliler (>25-30 kg gibi) ve düşük verimliler (<20-25 gibi) olmak üzere iki grupta da toplanabilir. Bazı yetiştiriciler laktasyon süt verimini esas alırken bir diğer grup üreme açısından durumu öncelik olarak görebilmekte ve gruplamasını buna göre düzenleyebilmektedir.

Yemlemeci

Yemlemecinin genel anlamda beklenen performansı göstermesi bütünleşmiş bir sistem içinde mümkündür. Bu bütünleşmiş sistemde, rasyon hazırlamadan sorumlu kişi ve iş yönetiminden sorumlu ve sürü sahibinin ortak anlayışla ve işbirliği içerisinde yaklaşması çok önemlidir. Yemlik yönetiminde yem hazırlama ve hayvanların yemlenmesi konusunda sorumlu bir personel olması ve bu personelin bu konuda eğitim almış olması gerekir. Çünkü yem gideri işletmenin ana gideridir. Yemlemeyi yapan çalışanın bu konuda teknik alt yapı bilgisine sahip olması yemleme etkenliğini etkileyecek en önemli faktörlerden birisidir (Soriona, 2016). Bu çalışanın görev tanımında, yemler, yem hazırlama ve yemleme gibi aşamalar söz konusu olup her aşamaya dair detaylı bilgiye sahip olması gerekir. Yemlik yönetiminde, yemlemecinin hesaplanmış rasyonu hazırlama ve bu hazırlık sırasında yem kalitesi konusunda temel bazı bilgileri edinmiş olmalıdır.

Rasyon (hesaplanan, beklenen ve gerçekleşen)

Hayvanların genetik yapısının müsaade ettiği ölçüde performans gösterebilmesi için hayvanın verim yönü ve düzeyi dikkate alınarak; enerji, protein, vitamin ve mineral gibi besin maddelerini gereken miktar ve oranlarda kapsayan günlük yem karışımı “RASYON”  olarak tanımlanır. Gün içinde tüketilen yem ile bütün gereksinmeler karşılanıyor ise bu “Dengeli rasyon” dur.  Rasyonun kalitesi (besin madde dengesi)  verimi etkilediği için rasyon dengelerinin bozulması veya yanlış hesaplanması verimin düşmesine neden olur. Özelikle yem maliyetinin toplam üretim masraflarının %50-60’dan fazlasını oluşturduğu dikkate alındığında yemlemenin önemi daha da öne çıkmaktadır.  Hazırlanan rasyonda başarı bilgisayarda hazırlanan rasyon, yem vagonunda hazırlanan rasyon, hayvanların yemlikten seçtiği rasyon ve bağırsaklardan absorbe edilen rasyon arasındaki farkların minimize edilmesi ile mümkün olur (Çizelge 1).

Çizelge 1. Hesaplanan, test edilen ve yemlikte kalan yemlerin analiz sonuçları (Hutjens, 1999)

Hesaplanan       Test edilenTMR Yemlikte kalan TMR
TMR 1 2 3 1 2 3
A sürüsü
Nem (%) 32.5 34.1 32.3 39.4 None 37.4 36.4
Ham prot. (%) 18.7 19.5 20.3 19.4 None 17.1 18.8
ADF (%) 24.2 22.6 21.0 23.1 None 30.9 28.1
NDF (%) 38.5 40.1 39.2 41.9 None 49.8 46.8
B sürüsü
Nem (%) 45.1 48.4 51.0 49.1 47.6 49.0 43.5
Ham prot. (%) 18.3 21.1 19.9 22.1 20.8 17.4 18.2
ADF (%) 19.4 19.2 23.3 21.1 25.4 31.2 27.5
NDF (%) 34.1 38.8 39.6 38.4 48.9 50.9 43.5

 

Hayvanın gereksinim duyduğu besin maddelerinden herhangi birinin eksik olduğu durumda verim ve kalite düşer, yemden yararlanma kötüleşir, üretim masrafları yükselir ve sonuç olarak işletme karlılığını düşer.  Bu nedenle hayvanın yaşaması ve verim vermesi için (gerek mekanik olarak gerekse fizyolojik olarak) gereksinmelerinin dengeli bir şekilde ve ihtiyacı olduğu anda karşılanması rasyon hazırlama bilgisi içinde yer almalıdır. Burada en önemli konulardan biriside rasyondaki besin madde dengesi yanında yemin formu ve etkin lif düzeyidir. Bu dengeli rasyonun daha etkin kullanımı bakımından esastır. Yem formundaki dengesizlik partikül boyutunun özellikle kaba yemlerde yüksek yada düşük olması aynı sonucu verir ve hayvanlarda rumen asidozunu tetikleyebilir. Zira düşük partiküllü kaba yem geviş getirmeyi azaltır tükürük üretimindeki düşmeye bağlı asidoz  söz konusu olur. Büyük partikülü kaba yemdede kesif yemlerin tercih edilmesini ve kaba yemin bırakılmasına neden olarak kesif yem oranı yüksek rasyon tüketilmesi sonucunu doğurur ve yine asidoz tetiklenmiş olur.  Bu nedenle TMR hazırlanırken rasyon besin madde dengesi yanında kaba ve kesif yem oranı ve partikül dağılımında dikkate alınması gerekir.

Resim 3. Sıkışmış küflenmiş kirli yemlikte eski yem üzerine yeni yem eklenmesi

 

Yüksek verimli süt sığırlarında uygun yemleme sistemlerinin seçimi ve optimum rasyon formülasyonunun gerçekleştirilmesinde laktasyon eğrisi, vücut yağının depolandığı ve mobilize edildiği dönemler dikkate alınmalıdır. Bu bakımdan süt sığırlarının yemlenmesinde barındırma ve diğer fiziki imkânlarla besleme fizyolojisi açısından bir sistem olarak üzerinde durulabilecek yemleme sistemleri, Standart yemleme (kaba ve kesif yemin ayrı bireysel verildiği yemleme), Stratejik yemleme (kesif yemin verimden bağımsız  sınırlı ve kaba yemin serbest verildiği yemleme), tam yemleme (Total Mixed Ration, TMR: kaba ve kesif yem dahil hazırlanmış rasyonun serbest verildiği) ve Stratejik tam yemleme(Stratejik + TMR)  olarak gruplanmaktadır.

Yem hazırlama ünitesi

İşletmelerde yem masraflarını artıran ve gözden kaçan çok önemli bir noktada yem depolama ve yem hazırlığı sırasında meydana gelen kayıplardır (Tyson, 2012). İşletmelerde yem depoları ve bunların hazırlığı için belirli bir ünitenin başlangıç aşamasında planlanması gerekir. Ancak bu yerin seçimi ve planlamasında sürü sağlık koruma, işletme genişleme planları ve yem dağıtımı ve işletme mekanizasyon olanakları da dikkate alınmalıdır. Ayrıca, yem hazırlama sistemi planlanmasında, elastikiyet, ekonomik durum, işletim kolaylığı, bağımlılık, basitlik ve güvenlik konuları da önemlidir.  İşletmelerde yem hazırlığının bir alanda toplanması gerekir. Burada rasyonda kullanılan, gerek işletmede üretilen gerekse dışarıdan satın alınan yemlerin depolanması ve hazırlanması  alet ekipmanların kullanımı, işin süresi, iş etkenliği açılarından planlamada sürekliliği sağlar.

Resim 4. Yem hazırlamada doğru alet ekipman kullanımı

 

Yem Vagonu Çalıştırma

Yem vagonları, silajı kesme, öğütme ve karıştırma yapabilme özelliklerine göre silaj dağıtan ve silaj kesen, öğüten ve dağıtan tarım makinalarıdır. Kesme bıçaklarının durumuna göre ise, yatay, eğik ve düşey olmak üzere 3 sınıfa ayrılmaktadır. TMR uygulayan işletmelerde yem vagonu kullanımı 1,5-2 yılda maliyetini kazandırmaktadır. Ancak bu konuda yemlik vagon kullanım şekli ve etkinliği bu süreyi uzatıp kısaltabilmektedir. Sürü büyüdükçe işin etkenliği açısından yem vagonları öne çıkmaktadır. Yem vagonunda etkin karışım ve dökülmenin önlenmesi için %75 doluklukta kullanılmalıdır.  Yatay ve dikey karıştırıcılar da TMR’daki hammadelerin katılma sırası farklıdır. Karıştırma süresi ve karışım sırası üretici firmanın önerileri doğrultusunda dikkate alınmalıdır. Son hammade katıldıktan sonra  üretici firmalar 3-6 dk önermektedirler. Ancak pratikte 15-20 dk karışım süresi uygulanmaktadır.  Özellikle kaynakların sınırlı olduğu yerlerde süt sığırcılığı yapılan işletmelerde kötü kalite silaj sorunu veya atıkların kullanımı gibi konular dikkate alındığında yem vagonu bunların kullanımında avantaj sağlamaktadır. Karışım kalitesi bakımından partikül sparatörü ile dağılım kontrolü yapılmalıdır. Ayrıca  hayvanların seçiciliği ve geviş getirme sayısı kontrolüde karışım kalitesi hakkında fikir verebilir. Normal koşullarda hayvanlar dakikada 60 çiğneme hareketi yapparlar. Bu sayı 40 adet/dakika’nın altında ise rumen aktivitesinin ve pH’ın olumsuz etkilendiği bilinmelidir.

 

Resim 5. Yem vagonu doluluk oranı

 

Yemlik Puanlama

Süt sığırcılığında yemlik puanlama, hayvanların önündeki yemliklerde kalan yem miktarı ve özelliğini dikkate alınarak yemliklerin değerlendirmeye tabii tutulması işlemidir. Yemlik puanlama, yem seçimi, yem hazırlama, yem dağıtımı, yemleme sistem etkinliğini de dikkate almaktadır. Puanlama sadece yemlikte, yem olup olmadığını değil yemin kalitesi ve özeliklerini de dikkate alır ve hayvanların davranış ve verim özelikleri ile yemlik mesafesi ve yemleme sırasında ve yemleme öncesi ile yemleme sonrası davranışları da dikkate almaktadır. Bu konuda puanlama yapmak işletme yem masraflarını hayvanların yem tüketim miktarlarını, yemden yararlanma ve sağlık durumlarını olumlu yönde etkileyerek sürü yönetim başarısını artırır. Yemlik puanlama bir kaç gün arka arkaya yapılarak puanlar kayıt altına alınır ve buradaki puanlara göre işletmenin seçtiği yemleme sisteminin başarısı ve etkinliği ölçülmüş olur.

Resim 6. Yemlik puanlamada en düşük en kötü puan

 

Yemlik puanlamada anahtar başlık verilen yemlerden 24 saat sonra yemlikte kalan yem miktarının görsel olarak değerlendirilmesidir. Yemlikte kalan yem miktarı %0-15 arasında değişim gösterebilir (Miller, 1998; Loy, 1999; Pritchard ve Burns  2003). Ancak yemlikte kalan yem miktarının önceki verilen yemin %2-4’ü arasında olması istenir (Loy, 1999; Pritchard ve Burns  2003; Hutjens, 1999). Bu nedenle yemlikte kalan yem miktarı %2-4’ün üzerinde ise veya yemlikte hiç yem kalmamışsa yemleme sistemi ve yem miktarlarının yeniden düzenlenmesinde fayda vardır. İşletmede haftada bir kez kalan yem miktarının tartılarak kalan yem miktarı ve içerik özelliğinin tespit edilmesi gerekir

 

Yemlik özellikleri

Öncelikle yemlik alanı, yemlik önü, ve yemliğin ölçülerinin hayvan yapısına uygun tasarlanmış olması gerekir. İnekler genellikle aynı saatlerde aynı şeyleri yapmak isterler. Aynı anda yemliğe gidip yemlikte yem bulabilmeleri için hayvan başına bırakılacak yemlik mesafelerinin çağlara göre doğru hesap edilmesi gerekir.  Bir ahırda,  yemlik önünde sıralar, grup içinde kavgalar, yemleme öncesi hayvanlarda açlıkla yemi bekleme davranışı, aynı grup içinde belirgin günlük süt verim dalgalanmaları, aynı grup içinde belirgin günlük yem tüketimi dalgalanmaları ve vücut kondisyon farkları fazla ise yemlik mesafesi az veya yetersiz demektir.

Su temini ve suluk özellikleri

Bir inek 1 litre süt yapabilmek için 3 litre su içmelidir. İneklerin su gereksinmesi istenen zaman, miktar ve kalitede sağlanmadığında istenilen yüksek verim seviyesine ulaşılması beklenemez. Bir ineğin tüketmiş olduğu 1 kg kuru maddeden faydalanabilmesi için normal koşullarda 2 L ve sıcak koşullarda 4 litreye kadar suya ihtiyaç duymaktadır (NRC, 2001). Buradan yapılacak basit bir hesapla günde 30 kg süt veren bir ineğin günde 60-120 litre suya ihtiyacı olacağı söylenebilir. Ayrıca fazla su tüketimi ve buna bağlı idrar boşaltımının artması mineral ve protein tüketiminin yüksekliğine işaret edebilir. Bu nedenle su tüketimin izlenmesi besleme statüsü hakkında belli fikirler verebilir.

Vücut Kondüsyon Puanlaması (VKP)

Vucut kondüsyon puanı hayvanların gruplanması ve besleme durumunun ve üreme performansının değerlendirilmesi açısından kullanılabilecek önemli bir araçtır (Wiltbank ve ark., 2007). Puanlama, 1-5 değerleri arasında sayısal olarak yapılmaktadır (Bewley, 2008; Anonim, 2011). Laktasyon seyri içerisinde beklenen vücut kondüsyon puanı (VKP)’nı göstermeyen ineklerde süt veriminde, üreme performansında düşüşler ve metabolik problemlerde artış görülebilmektedir (Treacher ve ark. 1986).

 

Çizelge 2. Laktasyon dönemlerine göre vücut kondisyon puanı alt ve üst eşik değerleri

Laktasyon dönemleri Önerilen puan değerleri
Laktasyon Başı: 2.5-3.25
Laktasyon Ortası 3
Laktasyon Sonu 3
Kuru Dönem 3.5-3.75
Doğumda 3.5- 3.75

Dışkı Puanlama

Süt sığırlarının rumen faaliyetleri veya besleme düzeyi hakkında fikir edinmek için dışkı puanlama sistemi kullanılmaktadır.

Resim 7. Ahır zemininde dışkı örnekleri

 

Genel olarak ahır veya bölmenin zemininde bulunan gübre çeşitli kriterler açıısndan değerlendirilerek o bölmedeki hayvanların beslenme durumları hakkında yorum yapılabilmektedir. Çiftlikte uygulanan rasyonun ve yemlemenin takdiri açısından önemlidir.  Ahırda gübre değerlendirme yapmak için ahır içinde hayvanların yatak yeri ve gezinti alanında gözlem yapılmalı gerekirse fotoğraf makinesi ile tespitlerde bulunulmalıdır. Özellikle yakın zamanda yapılmış olan dışkılar dikkatli incelenmelidir. Ahırda gübre değerlendirme yapmak için ahır içinde hayvanların yatak yeri ve gezinti alanında gözlem yapılmalı gerekirse fotoğraf makinesi ile tespitlerde bulunulmalıdır. Michigan sisteminde taze gübre puanlamada kıvam, gübrenin su içeriği ile lif içeriği ile yem tipi ve geçiş hızına bağlı olarak yapılır. 5  puan üzerinden yapılan puanlamada 3 ideal puandır (Hutjens, 1999).  İneklerin laktasyon dönemlerine göre gübre puanı da aşağıdaki şekilde değişim gösterebilir.

 

Rumen doluluğu

Sığırcılıkta yemlemenin değerlendirilmesi başlığında 1-5 puan arasında yapılan rumen doluluğu da kullanılan bir diğer metottur. Arkadan bakıldığında, rumenin hissedilme düzeyi puanlamada kriter oluşturmaktadır. Rumen doluluk durumu inek yem tüketimi, fermantasyon hızı ve yemlerin sindirim sisteminden geçiş hızı hakkında bilgi verir.

 

Resim 8. Rumen doluluğu

Derin bir açlık çukuru, kaburganın arkasında açlık çukuru bir el genişliğinden daha derin ise işkembe boş, inek az veya yememiş demektir. İnekte belirgin bir hastalık veya çok kötü yem ifadesidir. Özellikle buzağılama sonrası olan ineklerde açlık çukuru belirgin, kaburganın arkasında açlık çukuru bir el genişliğinden daha derin ve üçgen görünebiliyor ise yetersiz beslenme ve dengesiz rasyon söz konusu olabilecek dışkı skoruna da bakılması gerekir. Rumen doluluğu 3 puan ise sağmal inekler için ideal puan olarak kabul edilmekte olup bu durumda ki inekte işkembe dış bükey görünür, elle bastırıldığında ise sert olduğu hissedilir. Laktasyonun son döneminde ve kurudaki ineklerde sıklıkla görülen 4 puan durumdan ise açlık çukuru fark edilemeyecek bir doluluk düzeyi vardır. Aşırı dolu işkembe ifadesi olan 5 puan durumunda ise sağrı ile kaburgalar arası geçiş düzgün olup geçiş ayırdedilemeyecek düzeydedir.

Rumen hareketleri

Sığırların, mideleri 4 bölümlü olup rumen duvarları oldukça güçlü bir kas yapısına sahiptir ve sindirim kanalındaki toplam içeriğin 2/3’ünden fazlası rumende bulunur. Rumen içeriğinin pH’ı 5.5-7.0 ve sıcaklığı da 39 – 40 0C arasında olmalıdır. Bu ortam mikroorganizmaların çoğalması için ideal ortamı oluşturur.   Alınan yem 20-48 saat gibi bir zaman boyunca rumende kalır. Bu süre yemin sindirim kanalından toplam geçiş süresinin (40-72 saat) yarısı kadardır.

 

Geviş Getirme

 

Hayvan genellikle dinlenme halinde refleks bir geğirme ile besinlerini ağıza getirerek dişleriyle damak arasında iyice ezer. Bu olaya geviş getirme denir. Rumenin kasılıp gevşemesi arasında 50-60 sn kadar bir süre geçer. Rumen hareketleri de önemli bir gösterge olup dakikada 2 kontraksiyon normal aktivite göstergesidir (Gardner, 2012).  Her 5 dakikada bir 10 ila 12 güçlü rumen hareketi olmalıdır.

Süt Verimi ve Süt Kompozisyonu

Süt sığırcılığında süt verimi yanında sütün kompozisyonunun değerlendirilmesi uygulanan rasyonlar ve yemleme programının değerlendirilmesi bakımından önemlidir.   Sağmal ineklerin beslenmesinde aksaklığın veya olumsuzlukların en önemlisi süt verimi ve kompozisyonundaki değişmelerdir. Diğer taraftan sütteki üre düzeyi de hayvanların enerji ve protein beslenmesi hakkında fikir verebilir. Yetersiz enerji içeren rasyonlarda yüksek protein kullanımı rumende azotun mikroorganizmalar tarafından yetersiz kullanımına neden olarak rumen amonyak konsantrasyonunu artırabilir. Buda kanda dolaşan üre ve süte geçen üre düzeylerini artırabilir. Aynı zamanda  yemde kullanılan  karbnonhidratlar ve protein kaynaklarının yıkımındaki dengesizlik yani zor yıkılabilir karbondhidratlar hızlı yıkılabilien protein kaynaklarının  birlikte kullanılması benzer şekilde rumende amonyak konsantrasyonunu artırabilir.

Çizelge 3. Süt Kompozisyonunu etkileyen faktörler ve etki yönleri.

Faktörler Süt yağ oranı Süt protein oranı
Yem tüketimi artışı artar 0.2-0.3 puan artar
Kesif yemin verilme sıklığında artış 0.2-0.3 puan artar hafifçe yükselir
Enerji yetersizliği çok az etkilenir 0.1-0.4 puan düşer
Yüksek düzeyde kolayca yıkılabilir karbonhidrat içeren rasyon (%45 den fazla)* %1 veya daha fazla düşer 0.1-0.2 puan artar
Normal düzeyde kolayca yıkılabilir karbonhidrat içeren rasyon (%30-40) artar normal düzeyde kalır
Fazla selüloz tüketimi az miktarda artar 0.1-0.4 puan düşer
Düşük selüloz tüketimi (%17 nin altında) %1 veya daha fazla düşer 0.2-0.3 puan artar
Küçük partiküllü yem %1 veya daha fazla düşer 0.2-0.3 puan artar
Yüksek ham protein tüketimi bir etkisi olmaz eğer önceki rasyon proteince yetersiz ise artar
Düşük protein tüketimi bir etkisi olmaz eğer rasyon proteince yetersiz ise düşer
Rumende yıkıma dirençli protein (%35-40) bir etkisi olmaz önceki rasyon yetersiz ise artar
Ek yağ (%7-8 den fazla) değişken 0.1-0.2 puan düşer

Yine rasyonda yağ kullanımı rumende mikrobiyel aktiviteyi azaltacağından, rumende oluşan amonyak, etkin olarak kullanılamayabilir. Buda süt üre düzeyinin yükselmesine neden olabilir.  Özet olarak yemdeki yetersiz fermente edilebilir organik madde, rumende yıkılabilir yüksek protein düzeyi ve rasyondaki yağ kullanımı süt üre düzeyinin yüksek olmasına neden olabilir. Burada vurgulanan olumsuz koşullar kan üre düzeyini yükselttiği için erken gebelikte kan üre düzeyi yüksekliği döl yatağı sıvısının üre düzeyini de yükseltmek suretiyle erken embiryo ölümlerine neden olarak sadece süt verimi ve içeriği değil ineğin döl tutmasını da olumsuz etkilemektedir.

Not:Kaynaklar yazarından temin edilebilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir