Yeni Buzağılamış Süt İneklerinde Döl Verimi Performans Takibi

Yeni doğum yapmış bir ineğin performansı, buzağılama sonrası 3. kızgınlığında gebe kalması olarak değerlendirilebilir. Ancak genel olarak bu başarının elde edilmesi çok zordur. Sürü bazında değerlendirldiğinde işletme ineklerinin buzğılama aralığı ortalaması bu perfromansı ifade edecektir. Buzağılama aralık değeri işletmenin ineklerine bu dönemde sağladığı koşulları ve bakım besleme etkilerinin bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. Sürünün perfromansı için buzağılama aralığı veya sağıldığı gün sayısı gibi değerler dikkate alınıyor olsa da esasında gebelik oranı sürü idaresinde başarı ve ekononik etkiler bakımından çok daha önemlidir. Gebelik oranı ise sürüde gönüllü bekleme sonrası 21. Günde gebe kalan ineklerin oranı olarak tanımlanır. Bu oranı elde etmek için ineklerin bireysel takibi ve değerlendirilmesi çok önemlidir. Sürünün devamlılığı için öncelikli olan döl verimi bakımından mükemmel ineğin özellikleri aşağıdaki ana başlıklar halinde sıralanabilir.  15 aylık yaşta ergin canlı ağırlığın %65’indedir  İlk buzağısını 24 aylık yaşta verir  İk çiftleştirmede gebe kalma oranının düvelerede %70, ineklerde ise %50 olur  buzağıladıktan sonra ki 100 gün içinde tekrar gebe kalmıştır.  Sağıldığı gün sayısı 290-320 gündür  Kuruda olduğu gün sayısı 45-60 gündür Ancak döl verim kriterleri olarak sürüdeki ortalama değerler üzerinden hesaplar yapılır. Bu nedenle sürü bazında döl verim kriterleri aşağıda verilmiştir.  Düvelerin 24 aylık yaşta ilk buzağısını vermesi  servis periyodunun 100 günün altında olması  Buzağılama aralığının ort. 12.5 veya 13 ay  İneklerde ilk çiftleşmede gebe kalma oranının 50-60%  Gebelik başına aşım sayısının < 2.0  Kızgınlık tesptindeki başarının > 80% olması istenir. Tabi tüm bu özelikler ise bir inekte elde edilen değerin sürü ortalamasına bulşunduğu katkıya bağlı olarak gerçekleşir. Bu konuda da buzağılama sonrası süreçteki ineklerin performansı sürü ortalama performans kriterlerini etkilemektedir. Yeni doğum yapmış inekler, doğum sonrası üreme organlarının iyileşmesi, süt veriminin başlaması ve artan gereksinmeyi karşılayamayan vücut kapasitesi ile oluşan negatif enerji dengeleri yaşıyor olmaları ile diğer ineklere göre farklılık gösterirler. Bu süreçte özellikle yüksek verimli inekler daha çok etkilenmektedir. Yüksek verimli süt ineklerinde doğumda aşırı kondüsyon, kuru dönemde ve erken laktasyonda yetersiz ve dengesiz besleme doğum sonrasında olağan olarak gözlenen negatif enerji dengesinin şiddetini artırmaktadır. Şiddetli negatif enerji dengesi de aşırı kondüsyon kaybı ve üremede etkili olan hormonlar (FSH, östrojen, LH ve Progesteron) ve metabolik hormonların (Insulin, leptin, IGF1) üretiminin düşmesine neden olmaktadır (Görgülü ve ark. 2011). Giderek entansifleşen süt sığırcılığı sektörüde bu nedenlerle döl tutmama problemleri ile uğraşmakta çeşitli açılardan işletmeler ciddi edkonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu nedenle sürüdeki sağmal ineklerin kuru döenm ve sonrasında doığum ve doğrum sonrası süreçte gebe kalıncaya kadar geçen süreçte bakım ve besleme koşullarına özen gösterilmesi ile bu olumsuz etkilerin şiddeti azaltılabilir. Bu nedenle sürüde ciidi bir sürü takip prohramının uygulanmsı gerekir. Bu amaçla uygulanacak sürü mtakip programında, kuru dönem, doğum, doğuım sonrası ana bakımı ve gebe kalıncaya kadar süreçte sürü kızgınlık takip ve tohumlama işlerinin bir program dahilinde yürütülmesi gerekir.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here